DOLAR 5,6975
EURO 6,3169
ALTIN 269,6
BIST 106.484
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 22°C
Parçalı Bulutlu

Çocuklar neden yalan söyler?

Çocuklar neden yalan söyler?
REKLAM ALANI
21.11.2019
1
A+
A-

Çocuk, 6 yaşını doldurmasına karşın hala palavra söylemeye devam ediyorsa, bu vaziyette alışkanlıktan laf edilebileceğini anlatan Psikolog Müjde Yahşi, “Misalin; 8 yaşındaki bir çocuğun ödevi olduğu halde ödevini yapmamak için ebeveynine aralıksız ödevini yaptığını söylemesi, derslerden kaçmak için hocasına her kezinde kitaplarını konutta unuttuğunu söylemesi ya da dostlarından kopya sürükleyerek zafer elde etmeye çalışması, palavranın alışkanlık haline geldiğini bize gösterir” diye konuştu.

Palavrayı alışkanlık haline getirmiş çocukların 2 özelliği olduğunu dile getiren Psikolog Müjde Yahşi, “Biri; kendilerini hakimiyet edememeleri öbürü ise fazla egoistlikleridir. Bu 2 şahsiyet özelliğine neden olan şey ailenin ve etrafın çocuk ile olan negatif ilişkileridir, başka bir deyişle aile çocuk ile yeteri kadar sıhhatli sosyal ilişkiler kuramamışsa ve çocuğun lüzumu olan eğitimsel şartları sağlamamışsa çocuk kendini hakimiyet edemez ve fazla egoist tavırlarda bulunarak palavra söylemeye devam eder.

ARA REKLAM ALANI

Palavra söylemeyi ortaya çıkaran 4 faktör vardır bunlar; altlık duygusu, kabahatlilik duygusu, saldırganlık ve kıskançlıktır.

Misalin ebeveynin; çocuğu aralıksız başkaları ile kıyas ederek aşağılaması, onu yaptığı kusurlardan dolayı aralıksız yargılaması, çocuk bir şeyleri merak edip kurcalamak isterken onu aralıksız yasaklayarak saldırganlaştırması ve doğuştan getirdiğimiz kıskançlık duygusunu yanlış tavırlar ile beslemesi, palavra söylemeyi ortaya çıkaran faktörlerdir” diye konuştu.

Ergenlik yarıyılına uzanan palavraların bu kez cinsi ve içeriğinin değiştiğini ifade eden Psikolog Müjde Yahşi, söylemesini şöyle sürdürdü; “Misalin; dostunun sevdiği fakat kendisinin sevmediği bir film için kendi fikrinin aksine ahlak ismine iyi yorumlar yapması ya da kalbini kırdığı bir dostunun sırf gönlünü almak için ona beyaz palavralar söylemesi ergenin şuurlu bir tavırla palavraya müracaat etmesi diyebiliriz. Ergende görülen bu cins palavralar sosyal palavralardır.

Çocuklar 2 sebepten dolayı palavra söyler. Birincisi; fobi ve baskıdır. İkincisi de taklit ve model almadır.
Misalin; anahtarını kaybeden anne, 5 yaşındaki kızını yargılayarak “sen aldın öğreniyorum, itiraf edersen sana oyuncak alacağım”diyerek baskı yapması ve bunun sonucunda çocuğun da anahtarı almadığı halde “evet ben aldım ama gizlediğim yeri bulamıyorum” demesi baskının neden olduğu palavradır.
Ya da bir babanın 10 yaşındaki çocuğuna “söyle seri bu vazoyu sen mi kırdın” biçiminde öfkeyle sorduğu sual, çocuğun vazoyu kırmasına karşın cezalandırılacağım fobisiyle “hayır ben kırmadım” dediği fobinin neden olduğu palavradır.

Anne 6 yaşındaki çocuğuyla alışverişe gittikleri halde alışverişe gitmedikleri mevzusunda çocuğunu sıkı sıkı tembihleyerek “alışveriş yaptığımızı sakın babana söyleme” demesi çocuğun anneyi model almasına ve eş biçimde palavra söylemesine neden olabilir.

Ya da baba taşıt kullanırken telefondaki dostuna konutta dinleniyorum azıcık hastayım demesi 4 yaşındaki çocuğun babayı taklit etmesine ve çocuğun eş biçimde palavra söylemesine neden olabilir.
Tüm bu misaller duygusal lüzumları ve eğitimsel şartları yeteri kadar karşılanmış bir çocukta reelinde pek tesadüfülmez.

Benlik algısı pozitif, kıymetsizlik, eksiklik ve kabahatlilik gibi negatif duygular barındırmayan, yeterince alaka, sevgi, şefkat gösterilen, güven esaslı bir ilişki kurulan, başkalarının haklarına değer katarak yetiştirilen çocuk palavra söylemez. Çünkü palavra söylemeyen çocuk özgüvenlidir, etrafıyla geçim içindedir, ulusal, manevi ve ahlaki kıymetleri hayatına geçirerek karakteri ile bütünleştirmiştir.
Ebeveynlere tekliflerim; anne ya da baba olarak öncelikle kendi tutum ve davranışlarını gözden geçirmeliler. Doğru söylemenin bereketlerini çocuğun yaşına ve gelişime uygun usulle çocuğa aktarmalılar. Reeli söyletmek için mükâfat ya da ceza usulüne asla müracaat etmemeliler. Çocuğun sosyalleşmesini sağlamalılar. Dostluk, grup, heyet ve müessese gibi bağlılıkların ehemmiyetini vurgulamalılar. Vatan ve halk kavramlarını benimsetmeliler. Manevi ve ahlaki bedellerimizi yaşamalı ve yaşatmalılar.”

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.