DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 35°C
Sıcak

Uzmanından konserve uyarısı

Uzmanından konserve uyarısı
05.12.2019
108
A+
A-

Çaycuma ilçesine bağlı Kayıkçılar köyünde yaşayan 55 yaşındaki Ramazan Yıldız ve 54 yaşındaki eşi Zuhriye yedikleri yiyecekten zehirlendi. BEÜ Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi’ne kaldırılan çift, “Clostiridium botilinum” bakterisinin neden olduğu zehirlenme sebebiyle tüm işlevleri felç olan çiftin yoğun bakımdaki rehabilitasyonu sürüyor. BEÜ Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilimdalı Öğretim Abonesi Prof. Dr. Füsun Cömert, bakterinin tasvirini yaparak insanlar üzerindeki etkisine söyledi.

“YİYECEK ZEHİRLENMESİ OLARAK İFADE EDİLMEKLE BERABER, BİZ BU HASTALIĞI DAHA ZİYADE ADALE FELCİ BİÇİMİNDE GÖRÜYORUZ”

BEÜ Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilimdalı Öğretim Abonesi Prof. Dr. Füsun Cömert, “clostiridium botilinum” adlı bakterinin doğası gereği oksijensiz civarlarda yaşadığına dikkat çekti. Mikroorganizmanın tabiatta çok yaygın bulunduğunun altını çizen Cömert, “Bu muayenehane tabloya neden olan Clostiridium botilinum adlı bakteri. Bu bakterinin üretmiş olduğu zehirli madde botilizm ismi verilen bu muayenehane tabloya yol açmakta. Hakikatinde Clostiridium botilinum doğası gereği oksijensiz civarlarda bulunan bir mikroorganizma. Ama tabiatta da çok yaygın olarak bulunuyor. Tabiatta spor oluşturarak kalıyor. Bakterilerin sporları dış etraf şartlarına en dayanıklı olan hayat formlarıdır. İnsanda sporların alınmasıyla hastalık yapan çok az rakamda bakteri var. Bunlardan biri de Clostiridium botilinum. İki değişik yaş grubunda iki değişik alınım biçimi var. Bunlardan bir tanesi yeni doğan yeni bebeklik yarıyılında 1 yaşından evvel anne sütüyle beslenen bebeklerde, bağırsaklarda bakteri florası bütün olarak oluşmadığı yarıyılda bu mikroorganizma sporlarıyla alınarak insan bağırsağına yerleşip burada zehirli madde üretebiliyor. Hakikatinde bu bakteri yiyecek zehirlenmesi ismi verilen muayenehane tabloya neden oluyor olarak öğrenilmesine karşın gerçek tesiri asaplar üzerine. Asaplardan salınan bir molekül var. Bu molekül adalelerimizin çalışmasını, kasılmasını sağlayan bir molekül. Clostiridium botilinumun üretmiş olduğu zehirli madde bu molekülün salınmasını yasaklıyor. Dolayısıyla çizgili adalelerin salınmasını bloke ediyor. Bu sebeple biz bu hastalığı daha ziyade adale felci biçiminde görüyoruz. Öncelikle minik adalelerden başlayarak göz, yutkunma adaleleri gibi bunları etkiliyor. Buna bağlı olarak çift görme, yutamama gibi bulgular oluyor. Bağırsak adalelerimizin etkilenmesine bağlı olarak kabızlık ve ardından adalelerimizde genel ardından da bedenimizde çok yaşamı bir adale olan diyafram adaleyi etkileniyor. Bu bizim soluk alıp vermemizi sağlayan bir adale. Solunum felci sebebiyle de solunum yetmezliği neticesinde vefat ortaya çıkıyor. Hastayı kaybetme sebebi de zati solunum felci biçiminde” diye ifade etti.

“BEBEKLERDE UYKUDA ANİ VEFAT BELİRTİSİNİN EN EHEMMİYETLİ SEBEBİ ‘CLOSTİRİDİUM BOTİLİNUM’ TABLOSUDUR”

Bir yaş evveli bebeklerdeki “Clostiridium botilinum” vak’aların anlatan Prof. Dr. Füsun Cömert, “Bebeklerde oluşan bu muayenehane tabloda biz bebekleri uykuda ani can vermesi biçiminde görüyoruz. Evvel ses kısıklığı, zayıf ağlama, kabızlık biçiminde ortaya çıkıyor. İlerleyen bir kaç saat içerisinde de bebek yattığı zaman uykusunda solunum felci geliştiğine can veriyor. Bebeklerde görülen ani vefat belirtisinin de en ehemmiyetli sebeplerinden bir tanesi clostiridium botilinum tablosudur. Yetişkinlerde ise bağırsak florası çok daha zengin olduğu için bakterinin dışarıdan bedene yerleşip zehirli madde üretmesi güç. O sebeple biz zehirli maddeyi dışarıdan hazır alıyoruz. Bir yiyecek maddesinin üzerine yerleşiyor. Orada zehirli madde yapıyor. Biz bunu da yiyerek alıyoruz” dedi.

“BAKTERİ İÇİN EN UYGUN ETRAF KONSERVE GİBİ KAPALI CİVARLAR”

“Clostiridium botilinum” adlı bakterinin oksijensiz civarda artarak zehirli madde üretmesi dolayısıyla konserve gibi kapalı civarların en uygun civarlar olabileceğini anlatan Cömert, konserveleri hazırlarken dikkat edilmesi gerekenleri de şöyle vurguladı: “Bakteri oksijensiz civarı beğendiğinden dolayı konserve gibi kapalı civarlar en uygun etraf. Konservelerin uygun teknikle yapılması gerekiyor. Biz konserveleri hazırlarken uygun teknik kullanmazsak farkına varmadan bakteri sporlarının da bulunduğu kavanozu kapattığımızda bakterinin üremesi için çok ergonomik bir etraf oluşturmuş oluyoruz. O sebeple de hep literatüre baktığımızda bu cins hastalık tabloları konserve ilişkili. Özellikle konutta üretilen konservelerle ilişkili olarak gösterilmiş. Konserveleri konutumuzda herkes üretiyor. Ben de konutta konserve yapıyorum. Nelere dikkat etmemiz gerekiyor? Bir kere konserveleri hazırlayacağımız kavanozları ve kapaklarını kaynatarak sterilize hale getirmek gerekiyor. Her seferinde yeni kapak kullanılması gerekmekte. Bakteri sporları sebzelerin üzerinde aşırıca bulunabiliyor. O sebeple sebzelerin bulunduğu konservelerde daha azami dikkat sarf etmek gerekiyor. Konserveyi hazırladıktan sonra ağzını da çok iyi kapattığımızdan emin olmamız gerekiyor. Konserve yapıldıktan sonra büyük ve içi su dolu tencerelerde konserveler de tamamen suya batırılmış biçimde bir saat kaynatılması öneriliyor. Hakikatinde ideal olan düdüklü tencere gibi tazyikli civarda 15 dakika gibi pişirilmesi. Zira sporlar çok dayanıklı olduğu için kaynatmaya karşın can vermeyebilir. Tazyikli ısı uyguladığımız zaman sporları ortadan kaldırmamız daha mümkün. Bu ısıl harekâtı yaptıktan sonra da konserveleri ters çevirip bir gün oda sıcaklığında bekletiyoruz ve havanın tamamen boşalmış olmasına dikkat ediyoruz. Konservelerin kapaklarının içe bombe yaptığının kollanması ehemmiyetli. Muhafaza edilirken de serin civarlarda muhafaza edilmesi gerekiyor. Botilinum zehirli maddesinin 80 santigrat derecede 15 dakika gibi bir zamanda tesirini kaybettiği tespit edilmiş. O surattan hazırlanan konservelerin harcanmadan 15-20 dakika ısıtılması yeniden zehirli maddenin tesirsiz hale getirilmesi açısından önerilen bir usul. İster konut tipi ister sanayi tipi konserveler olsun marketten de alırken konservelerin kapaklarını hakimiyet etmemiz gerekli. Kapakları dışarıya bombe olmuş olan konserveleri almamamız ve harcamamamız gerekiyor. Zira bu içeride bakteri üretmesinin en iyi göstergesi. Çocuklarımıza da 1 yaş altında, en fazla yargılanan besin de bal olduğu için, bal verilmesini önermiyoruz. Bal tabiatta yapılan bir besin maddesi. Arıların tabiattaki dolaşımı sırasında bakteri sporları ile teması çok mümkün olduğundan balın içinde Clostiridium sporu bulunma olasılığı fazla. Bu ihtiyatlara, paklik ve hijyen şartlarına dikkat edilerek ve muhtemel riskler hakkında bilgi sahibi olunarak kapak hakimiyeti yapıp, pak ve yeni kapak kullanılarak botulinum risklerin önlenebilir. Şuurlu olmak oldukça ehemmiyetli, kurnaz olmak gerekli. Zira zehirli madde bedene geri dönüşümsüz bağlanıyor. 6 ay gibi bir ömrü var. Oluşan bu toksik tepkinin geri dönüşü için hastanın 6 ay ila 1 sene gibi zamanla izlenmesi gerekiyor. Bu da oldukça külfetli bir vaziyet. Hasta ve yakınları için. Bu süreçte olabilecek daha değişik karmaşıklıkların ortaya çıkabilme olasılığı sebebiyle.”

Onur Altındağ – Sertaç Özdemir

 

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.