DOLAR 7,5084
EURO 8,8863
ALTIN 473,91
BIST 9,7470
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 28°C
Rüzgarlı

‘Turpgilleri tüketin kolon kanserinden korunun’

‘Turpgilleri tüketin kolon kanserinden korunun’
03.04.2020
16
A+
A-

Çamlıca Medipol Üniversitesi Hastanesi Gastroenteroloji Bölümünden Doç. Dr. Bülent Yaşar, Kolon Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında önemli açıklamalarda bulundu. Doç. Dr. Yaşar, Dünya Sağlık Örgütü’nün 3 kanser türü için tarama önerdiğine dikkati çekerek ”Kadınlarda meme ve rahim ağzı, kadın ve erkeklerde kalın bağırsak kanserine karşı düzenli tarama yapılmalı. Tarama ile erken safhada saptanabilen bu kanserler önlenebilir ve tam olarak iyileşebilir kanserlerdir. 2015 yılı Sağlık Bakanlığı verilerine göre ülkemizde kadın ve erkeklerde 3’üncü en sık görülen kanser türü bağırsak kanseridir. Bu oran dünya istatistikleri ile benzerdir” dedi.

Vakaların yüzde 90’ının 50 yaş üstü olmakla birlikte, giderek artan oranda gençlerde de kanserleşme potansiyeli taşıyan polipler ile karşılaştıklarına değinen Doç. Dr. Yaşar, ”Tanı konduğunda vakaların yaklaşık yüzde 35’i bağırsakta sınırlı iken, büyük bölümü bölgesel veya uzak yayılım göstermektedir. Erken evrede yakalandığında 5 yıllık sağkalım oranları yüzde 90’larda iken ileri evrelerde, uzak organ yayılımı ile birlikte bu oran yüzde 10’lara kadar düşer. Bu oran erken tanının önemini çarpıcı şekilde göstermektedir” ifadelerini kullandı.

”Fazla et, az sebze tüketimi riski artırıyor”
Doç. Dr. Yaşar, özellikle ailesinde kalın bağırsak kanseri veya polip öyküsü olanların risk altında olduğunu belirterek, şöyle devam etti: ”Eğer birinci derece akrabalarında 60 yaş üstü kanser tanısı almış kişiler var ise risk yaklaşık 2 kat, eğer ailesindeki tanı yaşı 45 yaş altında ise risk 4 kata kadar artmıştır. Birden fazla kişide saptanmış olması riski daha da arttırmaktadır. Erkekler de görülme sıklığı kadınlardan fazladır. Hareketsiz yaşam, obezite, sigara ve alkol, işlenmiş gıda, karbonhidrat ve hayvansal yağların yoğun tüketimi, iltihabi bağırsak hastalığı varlığı risk faktörlerindendir. 2014 Dünya kanser raporuna göre kanser ölümlerinin 1/3’ü yüksek vücut kitle indeksi (obezite), sigara ve alkol tüketimi, hareketsiz yaşam ve düşük meyve-sebze tüketimi ile ilişkilidir. Amerikan Kanser Cemiyeti’nin verilerine göre kalın bağırsak kanserinde diyetin etkisi yüzde 50’lere kadar çıkmaktadır. Dünyadaki tüm sağlık otoriteleri kadın ve erkeklerin 50 yaşından itibaren şikayet olmasa dahi 10 yılda bir kolonoskopi yaptırmasını önermektedir. Ailelerinde kolon kanseri veya polip alınması öyküsü veya kolon kanserine yatkınlık oluşturan genetik hastalık var ise tarama daha erken yaşta başlatılmaktadır”.

”Brokoli ve lahanayı buharda pişirin”
Kolon kanserinde karşı tüketilmesi gereken besinleri Doç. Dr. Yaşar, şu şekilde açıkladı: Öncelikle düzenli fiziksel aktivite, liften zengin gıda tüketimi (taze sebze ve meyve), kalsiyum, folik asit, vitamin c, e ve probiyotikten zengin beslenme koruma sağlar. Düşük olanlarda D vitamini takviyesi yapılmalı.Turpgiller ailesi sulphoraphane içeriği yüksek bitki ailesidir. Bu maddenin sindirim sistemi kanserlerine karşı güçlü anti-kanser özelliği gösterilmiştir. Haftada en az bir kez bu gruptan sebze tüketilmesinin ağız, yutak, yemek borusu ve kalın bağırsak kanserini, tüketmeyenlere oranla anlamlı olarak azalttığı gösterilmiştir. Bu grupta bulunan başlıca sebzeler brokoli, karnabahar, lahana, kara lahana, brüksel lahanası, turp, şalgam ve rokadır. Yüksek ısı sulphoraphane etkiyi azaldığından çiğ olarak veya kısa süre buharda pişirerek tüketmek en faydalı yöntemdir”.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.