DOLAR 7,8572
EURO 9,2978
ALTIN 487,71
BIST 10,2619
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 24°C
Az Bulutlu

Osmanlı’nın En Zeki Padişahı

Osmanlı’nın En Zeki Padişahı
04.08.2020
8
A+
A-

İstanbul ’un kültürümüze armağan edilmesini sağlayan bu padişahın sadece ülkemiz için değil global manada büyük bir idol olduğu ve anlaşılmaya çalışıldığı da fark ediliyor.

Çağ açıp çağ kapayan bu padişahı diğer tüm yöneticilerden ayıran unsurların başında çok yönlü olması gelmektedir. Sadece askeri alanda değil diğer birçok alanda bilgi sahibidir. Üstünkörü bir bilgi sahibi olmaktan tabi ki bahsetmiyoruz. Bunun tam tesriine derinlemesine bir bilgi sahibi olunması ve hatta ülkede o branşın en üst noktası olmasına kadar gidebilecek bir iddia!

Farklı Dillere Hakimiyeti Göz Dolduruyor!

Osmanlı ’nın en zeki padişahı olarak dile getirilen Fatih ’in farklı dillere olan hakimiyeti de dikkat çekmektedir. Muntazam bir biçimde Arapça ve Farsça bilirken aynı zamanda Fransızca ve İtalyanca konusunda da derinlemesine bir bilgi sahibidir. Bu noktada sadece bir dil bilme olarak yorumlanmaması gerekiyor. Bir dilin derinlemesine öğrenilmesi daha global bir bakış açısının kazanılması anlamına da gelecektir. Rakiplerin yakından tanınması için onların değerlerine aşina olunması oldukça önemlidir. Hali hazırda bu nedenle attığı adımların her birinde başarı sağlama imkanını elde etmiştir.

Hoşgörüsü En Büyük Kuvveti İdi!

Osmanlı ’nın en zeki padişahı olarak anılmasının yanı sıra hoşgörü politikasının en temel idollerinden biri olduğunun da belirtilmesi gerekiyor. Bu noktada fethedilen yerlerdeki halka ya da dini gruplara kesinlikle zulmedilmemiş ve kendi otoritesinin tanınması koşulu ile varlıklarının sürdürülmesine izin vermiştir. Bunun en temel örneklerinin başında İstanbul ’un fethinden sonra Ortodoksların kendi himayesinde olduğunu bildirmesi gelmektedir.

Kendi koruması altına almasının hoş görü boyutunun yanı sıra Hıristiyan dünyasında tam bir ayrılık çıkartma kozunu da elinde tuttuğu görülmektedir. Atılan bu adımın bile ne derece çok boyutlu olduğunun dile getirilmesi gerekiyor. Her bir adımın çok boyutlu biçimde atılması Osmanlı İmparatorluğunun Hıristiyanlığın kalbi olan İstanbul ’un fethedilmesini sağlamıştır. Aynı başarı toplumsal ve kültürel bağlamda da yakalanmıştır.

Rönesans Hükümdarı!

Rönesans hükümdarı olarak anılmasının en temel sebeplerinin başında sanata verdiği önem gelmektedir. Ayrıca İstanbul ’un fethedildikten sonra tüm yapılarının korunması ve hatta bunun daha da net bir biçimde ihya edilmesi de bu unvanı almasını sağlamıştır. Ayrıca sadece doğ değil batıda da aynı şekilde iyi bir algının oluşturulması ve gözlerin daima batının fethinde olması gerektiğini de dikkatlere sunmuştur. Bu alanda kendi portresinin çizilmesini emreden ilk hükümdardır. Bellini ’ye çizdirilmiş olan portre bu alanda devrimsel bir etkiye sahiptir. Normal koşullarda resim ve heykelciliğin kültürde çok da yeri olmadığı fark edilir. Bu konuda açık görüşlülüğü ile de oldukça dikkat çekiyor!

İLİşKİLİ HABERLER Osmanlı ’nın En İyi Kadın Sultanları

Osmanlı ’nın En İyi Kadın Sultanları

ETİKETLER:
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.