Site Rengi

DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul °C

‘Bağışıklık sistemi düşenler zona riskiyle karşı karşıya’

‘Bağışıklık sistemi düşenler zona riskiyle karşı karşıya’
01.03.2022
257
A+
A-

Medipol Mega Üniversite Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Filiz Topaloğlu Demir, halk arasında gece yanığı olarak da bilinen zona hastalığı hakkında önemli uyarılarda bulundu. Doç. Dr. Topaloğlu Demir, varicella-zoster isimli virüsün neden olduğu zona’nın, kızarıklık üzerinde içi su dolu ağrılı keseciklerle seyreden bir deri hastalığı olduğunu belirterek, “Genellikle ileri yaşlarda, 50 yaş üzeri kişilerde ortaya çıkmakla birlikte daha önce suçiçeği geçirmiş olan her yaştan insanda görülebilir. Yaşlılar dışında fiziksel ve emosyonel stres geçirenlerde, bağışıklık sistemini zayıflatan lösemi, lenfoma gibi hastalığı olanlarda, bağışıklık sistemini baskılayan ilaç kullananlarda daha sık görülür. Genellikte insan hayatı boyu bir kez ortaya çıkmasına rağmen bağışıklık sisteminin baskılandığı nadir durumlarda iki ve daha fazla kez ortaya çıkabilir” dedi.

“Tek taraflı batıcı ağrıyla seyrediyor”
Herpes virüs ailesinin bir üyesi olan varicella-zoster virüsünün meydana getirdiği ilk hastalığın suçiçeği olduğunu ifade eden Doç. Dr. Topaloğlu Demir, şöyle devam etti: “İlk enfeksiyondan sonra bu virüs yıllarca beyinden çıkan sinirlerde ve omurilik boyunca sinir köklerinde saklı kalır, inaktif olarak bekler. Bu virüs, vücut savunma sisteminin zayıflamasına yol açan çeşitli nedenlerle ortaya çıkarak yani aktifleşerek zona adı verilen hastalık tablosunu meydana getirir. Genellikle sırt ve gövdede tek taraflı yanıcı, batıcı tarzda ağrı ve sonrasında ortaya çıkan kızarıklık şeklinde başlar. Ağrı sonrası günler içerisinde bu kırmızı yama şeklindeki kızarıklık üzerinde kümelenme gösteren içi sıvı dolu küçük kabarcıklar ortaya çıkar. Süreçte iltihaplı bir görünüm alabilen bu su kabarcıkları, 1-3 hafta içinde kuruyup, kabuklanarak dökülürler. Ağır olgularda, yaralar ikincil olarak bakteriler ile enfekte olduğunda iz kalabilir.”

“En sık yüz, saç derisi, boyun ve kalçada görülüyor”
Doç. Dr. Topaloğlu Demir, zona hastalığının suçiceğinden en önemli farkının vücudun tamamına dağılmayıp bir yarısında sınırlı kalması olduğuna değinerek, “Yüz, saçlı deri, boyun, kalça gibi alanlar hastalığın sıklıkla görüldüğü diğer alanlardır. Tanı genellikle klinik görünüm ve semptomlara dayanılarak konulur. Çok nadiren de olsa hastalık döküntü olmadan sadece ağrı ile seyredebilir, bu durumda tanı koymak oldukça zorlaşmaktadır. Tanıyı doğrulamak için nadiren polimeraz zincir reaksiyonu (PCR) adı verilen bir yöntem ile virüse ait kalıtım materyallerinin varlığı araştırılır. Bu test zona hastalığı için en duyarlı testlerden biridir. Ayrıca virüse karşı bağışıklık sistemi tarafından oluşturulan antikorların varlığı ve düzeyinin incelenmesini sağlayan biyokimyasal analizler yapılabilir veya döküntülerin içerisinde yer alan sıvı varicella-zoster virüsü kültürüne ekilebilir” şeklinde konuştu.

“Bulaşıcı değil ama virüsle karşılaşmayanlar risk altında”
Zona hastalığının bulaşıcı olmadığına dikkati çeken Doç. Dr. Filiz Topaloğlu Demir, tedavi hakkında şu değerlendirmeyi yaptı: “Tedavide amaç ağrılı süreci azaltıp, iyileşmeyi hızlandırmak ve bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde virüsün vücudun diğer bölgelerine ve organlara dağılması engellemektir. Tedavinin etkinliğinin artması ve zona sonrası enfeksiyon yerinde hastalık iyileştikten sonra ortaya çıkabilen ‘postherpetik nevralji’ olarak bilinen ağrının azaltılması için tedavinin gecikmeden ilk 3-4 gün içerisinde başlanması önemlidir. Zona bulaşıcı bir hastalık değildir ancak varicella zoster virüsünü ile hiç karşılaşmamış kişilerde (suçiçeği enfeksiyonunu geçirmemiş ve suçiçeği aşısı olmayan kişilerde) temas ile suçiçeği ortaya çıkabilir. Hastalar bu açıdan uyarılmalıdır.”

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.